Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2023 Yılı Bütçe Görüşmelerinde Soru Ve Eleştirileri Yanıtladı:

"Kur Korumalı Mevduat sisteminin bütçeye maliyeti aylar itibarıyla azalmış ve kasım ayı içinde bütçeden herhangi bir aktarım yapılmamıştır" "Faiz harcamalarının milli gelire oranı 2002'de yüzde 14,3'ken, 2021'de yüzde 2,5'e kadar gerilemiştir"

GÜNCEL
Giriş Tarihi : 06-12-2022 10:05   Güncelleme : 06-12-2022 10:05
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2023 Yılı Bütçe Görüşmelerinde Soru Ve Eleştirileri Yanıtladı:

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Kur Korumalı Mevduat (KKM) sisteminin, bütçeye maliyetinin aylar itibarıyla azaldığını, kasım içinde bütçeden herhangi bir aktarım yapılmadığını bildirdi.

TBMM Genel Kurulunda, 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin tümü üzerinde milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtlayan Oktay, KKM sisteminin objektiflikten uzak şekilde hedef alındığını söyledi.

Türkiye'de de 2021 son çeyreğinde ortaya çıkan ve ekonomik bir temeli olmayan döviz kurlarındaki oynaklığın önüne geçmek amacıyla bu sistemi devreye aldıklarını anımsatan Oktay, şunları kaydetti:

"KKM ve Katılma Hesapları, vatandaşlarımızın göstermiş olduğu ilgi ve destek sayesinde finansal sistemin istikrarını sağlamış ve ortaya çıkabilecek sorunları büyümeden engellemiştir. KKM sayesinde bankaların temel fonlama kaynağı olan TL mevduatların ortalama vadesi iki katına çıkmıştır. Böylece bankacılık sektörü daha öngörülebilir bir çerçevede reel sektöre uygun maliyetlerle kredi imkanları sunmaktadır. KKM uygulamasının döviz kuru dalgalanması ve diğer makroekonomik göstergeler üzerindeki olumlu etkileri göz önünde bulundurulduğunda, yani resmin bütününe baktığımızda maliyeti sınırlı kalmaktadır. KKM'nin bütçeye maliyeti aylar itibarıyla azalmış ve kasım ayı içinde bütçeden herhangi bir aktarım yapılmamıştır.

Borçlanma ve faiz ödemeleriyle ilgili temelsiz yorumlar yapıldı. Borç istatistiklerini nominal veriler üzerinden değerlendirerek analiz etmenin doğru bir yaklaşım olmadığı, değerlendirmenin gerçekçi ve karşılaştırılabilir olabilmesi için uluslararası literatürde olduğu gibi kamu borç verilerinin milli gelire oranının temel gösterge olarak kabul edilmesi önem arz etmektedir."

-"Görüştüğünüz büyükelçiler de söylemez"

Faiz harcamalarının milli gelire oranının 2002 yılından bugüne kadar ciddi azalış gösterdiğine işaret eden Oktay, sözlerine şöyle devam etti:

"Faiz harcamalarının milli gelire oranı 2002'de yüzde 14,3'ken, 2021'de yüzde 2,5'e kadar gerilemiştir. 2002'de faiz harcamalarının toplam harcamalardaki payı yüzde 43,2 iken, 20 yıllık dönemde yürütülen politikalar sonucunda ocak-ekim 2022 döneminde yüzde 11,5'e düşürülmüştür. Hangi açıdan bakılırsa bakılsın uygulanan ekonomi politikalarının en önemli başarılarından birisi bütçe üzerindeki faiz yükünün azaltılması olmuştur.

Diğer taraftan, bir yılda toplanan vergi gelirleri ile borcun vadesi boyunca ödemesi yapılacak faiz ödemelerini birbirine oranlayarak analiz yapmak doğru bir yaklaşım değildir. Böyle bir kıyaslama yapılacaksa, cari yılda yapılan faiz harcamasının aynı dönemde toplanan vergi gelirlerine oranına bakılmalıdır. Bu açıdan bakıldığında ilk 10 aydaki toplam faiz harcamalarının toplanan vergi gelirlerine oranı yalnızca yüzde 14,7'dir. Yıl sonu itibarıyla da bu oranının yüzde 14,5 seviyesinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Bu rakamlar dışarıda hazırlanıp elinize tutuşturulan raporlarda yazmaz, görüştüğünüz büyükelçiler de söylemez."

-"Şehir hastaneleri hasta memnuniyeti garantili hastanelerdir"

Oktay, Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) modelinin, altyapı yatırımı finansmanında kullanılmasının zaruret olduğunu, sadece Türkiye'nin değil, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerin de bu modeli kullandığını söyledi. Oktay, KÖİ ile yapımı uzun yıllar sürecek yatırımların daha kısa sürelerde tamamlandığını ve bu projelerin finansman sorumluluğunun da özel sektörde olduğunu belirtti.

Şehir hastanelerinin KÖİ modeliyle yapıldığını ve bu projelerle iftihar ettiklerini dile getiren Oktay, "Şehir hastanelerimiz sadece kendi illeri değil çevresindeki geniş bir bölgeye de hizmet vermektedir. Robotik cerrahiden en uç görüntüleme yöntemlerine kadar tüm tedavi ve tetkik yöntemleri bu merkezlerde bir arada vatandaşa sunulmaktadır. Hasta nakillerini kolaylaştıracak ambulans helikopterler için heliportlar gibi imkanlar mevcuttur. Bu hastanelerimizin en önemli kazanımlarından biri de deprem gibi afetler de düşünülerek yapılmış olmalarıdır. Şehir hastaneleri hasta garantili değil, hasta memnuniyeti garantili hastanelerdir." ifadelerini kullandı.

Oktay, iftihar ettikleri şehir hastanelerinden Çam ve Sakura Hastanesini de metroyla buluşturacaklarını belirtti.

-"Soru önergelerine cevap verme oranımız yüzde 73,72 oldu"

Muhalefet milletvekillerin, hükümetin soru önergelerine cevap vermediği eleştirilerini Oktay, şöyle yanıtladı:

"Cumhurbaşkanı Yardımcılığına Temmuz 2022'ye kadar 8 bin 662 yazılı soru önergesi verildi. Bu önergelerin 6 bin 330'una cevap verdik. Soru önergelerine cevap verme oranımız yüzde 73,72 oldu. Öyle sorular var ki getirip okusam siz de hayret edeceksiniz. Ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı soruların yüzde 100'üne, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yüzde 83,92'sine, Dışişleri Bakanlığı yüzde 95'ine, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yüzde 94'üne, Gençlik ve Spor Bakanlığı yüzde 95'ine, Hazine ve Maliye Bakanlığı yüzde 83'üne, İçişleri Bakanlığı yüzde 57'sine, Kültür ve Turizm Bakanlığı yüzde 65'ine, Milli Eğitim Bakanlığı yüzde 93'üne, Milli Savunma Bakanlığı yüzde 93'üne cevap verdi."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın neden bütçe sunuşunu yapmadığına yönelik milletvekillerinden gelen eleştirilere karşılık Oktay, anayasa ve içtüzüğe göre bütçe sunumunun, cumhurbaşkanı yardımcısı veya bir bakan tarafından yapılabileceğine işaret etti.

- "Toplama danışmanlarına açıkça meydan okuyoruz"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, şu değerlendirmelerde bulundu:

"100'üncü yılın bütçesiyle Türkiye Yüzyılı'na güçlü bir başlangıç yapıyoruz. 2053- 2071 hedeflerimizi de dahil ettiğimiz Türkiye Yüzyılı programımızda bu millete sözümüz, sevdamız, ahdimiz var. Türkiye Yüzyılı, yerli, milli sağlık teknolojileriyle, yüksek teknolojik cihazlarla donanımlı hastaneleriyle ve sağlıkta dijitalleşmeyle sağlığın yüzyılı olacaktır. Otonom yol ve araçlar, ulaşımda bulut bilişim, data hub uygulamaları, depo otomasyonu ve yeşil mobilite ile ulaştırma ve altyapının yüzyılı olacaktır. Okullaşma oranı daha da artmış, artırılmış sanal gerçeklikle desteklenen mesleki eğitim kurumları, AR-GE merkezlerini de barındıran liseleriyle eğitimin yüzyılı olacaktır. Kendi enerjisini kendi üreten, sosyal konutlar ve yeşil koridorlarla örülü akıllı yerleşim alanlarıyla şehirciliğin yüzyılı olacak.

Güvenliğimize yönelik tehditleri sınırlarımıza dayanmadan kaynağında bertaraf eden, yerli-milli teknolojilerle donanmış, etki alanı üç kıta, ilgi alanı ise bütün dünya olan bir milli savunma anlayışıyla stratejik güvenliğin yüzyılı olacak. Türkiye Yüzyılı, yeni hidrokarbon keşifleri, nükleer güç santralleri, nadir cevherlerin işlenmesi ve artan yenilenebilir enerji kapasitesiyle enerjinin yüzyılı olacaktır. 2023 bütçe kanun teklifimizi de bu uzun görüşlü vizyonumuzla hazırladık ve arkasındayız. Bizim kadrolarımızı 3’üncü sınıf diye itham edenlere şahsım ve tüm kabine arkadaşlarım adına sesleniyorum. Senin tüm kadrolarına, tüm alanlarda atadığın 70 kişilik toplama danışmanlarının tamamına da açıkça meydan okuyoruz."

Oktay, başka bir soruyu yanıtlarken, uyuşturucuyla yakalandığı iddia edilen Veysel Filiz'i tanımadığını, hiçbir irtibatının olmadığını bildirerek, "İşlediği veya karıştığı hiçbir suç veya mahkemeye veya tutuklanmasıyla ilgili hiçbir makam, hiçbir mevki ve hiçbir şahsı aramam veya irtibat kurmam asla söz konusu olmamıştır, olamaz. Bundan sonra da söz konusu olamayacağını buradan çok net bir şekilde ifade ederim." dedi.

(AA)

 

Emra Can YILDIRIMEmra Can YILDIRIM

YORUMLAR
ÇOK OKUNANLAR