Bakan Soylu, Kırşehir'de 5 Aralık Dünya Gönüllüler Günü Programı'nda Konuştu:

"Bugün Türkiye'nin üç aşamalı bütünleşik bir afet yönetim sistemi vardır. Afet öncesi hazırlık, afet anı müdahale ve afet sonrası iyileştirme olarak üç aşamalı bir afet yönetimi uyguluyoruz" "AFAD, bize güç ve güven veren bir topluluktur"

GÜNCEL
Giriş Tarihi : 05-12-2022 15:55   Güncelleme : 05-12-2022 15:55
Bakan Soylu, Kırşehir'de 5 Aralık Dünya Gönüllüler Günü Programı'nda Konuştu:

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Bugün Türkiye'nin üç aşamalı bütünleşik bir afet yönetim sistemi vardır. Afet öncesi hazırlık, afet anı müdahale ve afet sonrası iyileştirme olarak üç aşamalı bir afet yönetimi uyguluyoruz." dedi.

Soylu, Kırşehir'de AFAD tarafından Neşet Ertaş Kültür Merkezi'nde 5 Aralık Dünya Gönüllüler Günü dolayısıyla düzenlenen programda yaptığı konuşmada, kendilerinin sadece bu toprakların derdiyle dertlenmediklerini söyledi.

Van'ın Başkale ilçesinin sınır köylerinde yaşanan depremi hatırlatan Soylu, şunları kaydetti:

"Biz depremin olduğu 3-4'üncü saat Van'ın Başkale ilçesinin sınır köylerindeydik. Orada bir siyasi parti, terör örgütüyle iltisaklı ve irtibatlı olanların yönetiminde olan siyasi parti, sözde orayı kendi egemenlik alanı olarak görüyordu. Arkadaşlarımızla beraber Sağlık Bakanlığı, Kızılay, UMKE, AFAD hep beraber oradaydık. Çadırlar kuruldu. İnsanlara yardımcı olundu. Gittim, 'geçmiş olsun' dedim. Biri, 'Ahırımda hayvanım var, çıkaramadım.' dedi. Hayvanlarını çıkardım. Kendim çıkardım. Kendisine teslim ettim. Sonraki gün o kendisini oranın sahibi zanneden sözde siyasi partinin temsilcileri, milletvekilleri geldiler. 'Buraya bakan geldi, bize yardımcı oldu, burada işiniz yok. Buradan defolun gidin.' dediler. Bu kadar basit. Gönül alınması samimiyettir. Vatandaş devletine hizmet eder. Devletin birliği ve beraberliği için bütünlüğü için her türlü fedakarlığı ortaya koyar. Bir kere başı sıkıştığı zaman yardımcı olur. Devletin yardımını ister. Başı sıkıştığı zaman vatandaşının yanında olması onun beklentisidir."

Soylu, iki sene önce Hırvatistan'da deprem olduğunu, bu ülke ile ilk teması kuran, orada ilk konteyner kenti kuran ve çadırları gönderenin Türkiye olduğunu hatırlattı.

Bir yıl önce Lübnan'ın tarihinin en büyük ekonomik krizinin yaşandığını anımsatan Soylu, şöyle devam etti:

"Dediler ki bizim 0-2 yaşındaki çocuklarımız anne sütüne maalesef erişemiyorlar. Anneler bilirler ki çocuklar süt alamazlarsa hayatları boyunca eksikliğini yaşıyorlar. Sayın Cumhurbaşkanı'mız beni çağırdı. Dedi ki 'Lübnan'daki bütün sıkıntılı yaştaki çocukların süt ihtiyaçlarını biz karşılayacağız.' O günden sonra sadece bu değil sivil toplumdan da elde ettiğimiz desteklerle gıda ihtiyaçlarını da karşılamaya, iyiliklere devam ediyoruz. Denizin karşısındaki iyilikler ülkesi. Denizin karşısındaki iyilikler nöbeti, denizin karşısındaki iyi adam Recep Tayyip Erdoğan. Geçmişimizden gelen, geçmişimizden bize iletilen bir karakterdir. Bizim sorumluluğumuz bu. Karakteri, geleceği yetmektir. Siz ecdadınızın emanetini geleceğe taşıyan iyilik elçilerisiniz."

- "Hiçbir adımımız rastgele değildir"

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "afet yönetimine tamamen hazırız" demenin, buna inanmanın, rehavete kapılmanın bizatihi kendi başına bir afet olduğunun altını çizdi.

Böyle bir yaklaşımın mümkün olmadığını vurgulayan Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ama ciddi ve başarılı bir süreç içerisindeyiz. Önemli adımlar attık, mesafe kat ettik ve bunu sürekli geliştiriyoruz. Hiçbir adımımız rastgele değildir. Bugün Türkiye'nin üç aşamalı bütünleşik bir afet yönetim sistemi vardır. Afet öncesi hazırlık, afet anı müdahale ve afet sonrası iyileştirme olarak üç aşamalı bir afet yönetimi uyguluyoruz. Her bir aşama için ayrı strateji planlarımız var. Türkiye afet müdahale planımız, il risk azaltma planımız, afet risk azaltma planımız, afet müdahale planımız ve Türkiye afet sonrası iyileştirme planımız. Sadece yazılı belgeler değil, yaşayan ve kendine ait altyapıları olan belgelerdir. Bütün bu stratejilerin içinde artık hepimizin aşina olduğu, devasa bir beşeri ve teknik kurumsal kapasitemiz bulunuyor. Bu stratejin içerisinde 1809 kişilik 87 grubun akredite edildiği arama kurtarma ekiplerimiz var. Yani bir sistem içerisinde koordine olmamız, bu strateji içerisinde sadece 2022 yılında 94 bin 207 tatbikatı gerçekleştirebilen bir ülke var. Bu strateji içerisinde üniversitenin afet ve acil durum merkezleri platformu var."

Bakan Soylu, bunların yanı sıra kurum içinde de önemli yenilikler yaptıklarına dikkati çekerek, "Tüm bu yapının içerisinde 4 yıl önce başladığımız ve bugün sayıları 597 bine yaklaşan gönüllülerimiz, bu stratejinin temel taşlarından birisi haline geldi. Gönüllülük sistemi esasında dünyada uzun yıllardır uygulanan bir sistem. Özellikle Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'nde gönüllülük sistemindeki yaş ortalamasının yüksekliği bugün tartışma konusudur. Gençler gönüllü olmak istemiyor Batı'da. Bizde hem sayı hem nitelik açısından olumlu bir çizgi söz konusu. Bakın Elazığ ve İzmir depremlerinde yaşadık. Batı Karadeniz'de sel afetlerini yaşadık. Büyük orman yangınları yaşadık. Bu afetlerin hepsinde gönüllülerimizle omuz omuza hareket ettik." diye konuştu.

- "AFAD, bize güç ve güven veren bir topluluktur"

Bu afetlerin hepsinde gönüllülerin vatandaşların yarasına merhem olmak için canla başla mücadele ettiğin dile getiren Soylu, geçen haftalarda meydana gelen Düzce depreminde de vatandaşların yararlarını gönüllülerle sardıklarını belirtti.

Bakan Soylu, AFAD Türkiye'nin ne kadar büyük bir gurur kaynağı ise AFAD gönüllülerinin de en az o kadar büyük bir gurur kaynağı olduğuna dikkati çekerek, "AFAD, bize güç ve güven veren bir topluluktur. Afetle mücadele bir vatan savunmasıdır, meseleye böyle bakıyoruz. AFAD gönüllülerimiz de işte bu müdafaanın erleridir, Mehmetçikleridir. Huzurlarınızda tüm AFAD gönüllülerimize, sizlere, burada olmayan arkadaşlarımıza, ailelerinize tekraren teşekkür ediyorum. Allah sizden razı olsun. Türkiye'yi afet yönetiminde bugün çok farklı bir yere getirdik." değerlendirmesinde bulundu.

Her geçen gün büyüyen bir aile olduklarını ifade eden Soylu, ülkenin tamamında afete dirençli şehirler oluşturmak zorunda olduklarını kaydetti.

Bakan Soylu, bu alanda son yılların en geniş kapsamlı akademik çalışmalarından birisini gerçekleştirdiklerini aktararak, sözlerini şöyle tamamladı:

"81 ilimiz için İRAP adını verdiğimiz her ilimiz için İlk Afet Risk Azaltma Planlarımızı tamamladık. Bunları bir araya getirerek TARAP adını verdiğimiz, Türkiye Afet Risk Azaltma Planını oluşturduk ve bu plan önümüzdeki sürecin temel yol haritası olacaktır. Çünkü afetler, 20 yılda bir kayıplar vermeyi sineye çekerek yönetebileceğiniz bir alan değildir. Müdahale kapasitesini hangi noktaya getirirsek getirelim afete dirençli şehirler üretmeden, şehirlerimizi afete dirençli hale getirmeden gerçek ve kalıcı bir başarıya ulaşmamız mümkün değildir. Bunu sadece vatandaşlarımıza söylüyor değiliz. Devlet olarak kamu binalarımızı yenilerken de afetlere, dirençli şehirler yaklaşımını öne almak elbette ki zorundayız."

Konuşmasının ardından AFAD gönüllülerinin stantlarını ve fotoğraf sergisini ziyaret eden Soylu, 81 ilden gelen AFAD gönüllülerine katılım belgesi verdi. Kırşehir'de AFAD gönüllüsü olan muhtarlar da belgelerini Soylu'nun elinden aldı.

Programa, AFAD Başkanı Yunus Sezer, Kırşehir Valisi Hüdayar Mete Buhara, AK Parti Kırşehir Milletvekili Mustafa Kendirli ve AK Parti İl Başkanı Seher Ünsal ile AFAD gönüllüleri katıldı.

(AA)

Emra Can YILDIRIMEmra Can YILDIRIM

YORUMLAR
ÇOK OKUNANLAR